Mimarlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mimarlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2010 Çarşamba

Bu nasıl bir zihniyet!


Tekrar tekrar silip yeniden yazıyorum bu yazıyı, nasıl başlasam bilemediğimden, başladım bakalım gerisi nasıl gelecek!

Bir kendini bilmezin farkına varmadan ettiği LAF'lar sıktı canımı. Farkına varmadan diyorum çünkü, hem çalışan, hem evli, üstüne üstlük bir de çocuk sahibi olduğumu bilmeden etti bu LAF' ları...
Mimar olan beyin özetle söylediği şuydu, eğer bir kadın evliyse çalışma hayatında, onu unutmak gerekiyordu, ben evli olduğumu söyledim, olayı toparlamaya! çalıştı, ama öyle de kalmıyor 1-2 sene sonra bir de çocuk yapıyorlar! demez mi, nazikçe evli olduğum yetmezmiş gibi bir de kızım olduğunu söyleyince vallahi bravo? dedi..
İşin komik tarafı bu olay bir aydır devam ettiğim Revit Architecture eğitiminde başıma geldi, haddimi bilmeden hala kendimi geliştirmeye, hem kendime hem de ülkeme birşeyler kazandırmak için çabalarken karşılaştığım zihniyet bende hayal kırıklığı yarattı. Oturup iki çift muhabbet etseniz, o dernek senin bu dernek benim dolaşan, ülkenin geleceğinin gençlerin elinde olduğunu söyleyen, gençlere fırsat verilmesi gerektiğini savunan biri bu kişi...gerisini siz düşünün lütfen.
Yeni mezun bir mimar olarak girdiğim ofisten , evli ve bir çocuk sahibi olarak çıkınca resmen sudan çıkmış balık gibi hissettim kendimi, demek ki dışarıdaki zihniyet buymuş!
eee ne yapalım, zor olacak, yıllar alacak belki ama kursta tanıştığım Rus arkadaşımın anlattığı gibi, eminim birgün bu ülkede de inşaatlarda yangın borularını kadınlar döşeyecek...
ne demek istediğimi anlatabildim umarım!

sevdiği mesleği yapan, sevdiği adamla evli olan ve dünyalar tatlısı bir kızı olan Sinem...

17 Kasım 2009 Salı

Mimar-anne! Anne-mimar!

Hani diyorum, bir mimarlık ofisi olsa, haftasonları çalışılmasa, akşam ofisten çok geç çıkılmasa, çok ama çok araştırma yapılsa, tasarım yapılsa, yarışmalara katılınsa,  mimar-anne olmanın ne demek olduğunu herkes anlasa, anne-mimarlara hem bebekleriyle zaman geçirme, hem de kendini geliştirme imkanı tanınsa, öncelikler ceza olmasa, mimarlık sadece ofiste çalışmak olmasa...ne iyi olurdu!

15 Eylül 2009 Salı

Yaşasın Mimari


Bir ''ev'' denince çoğu kişinin aklına ilk etapta m2'si kaça mal oldu sorusu geliyor günümüzde. Ya da banyoda kullanılan seramikler. Hala' iç mimar mı dış mimar mı?' sorusuyla karşılaşabiliyoruz. Hatta daha ileri gidebilirim, mimarın insan hayatındaki öneminin farkındalığı bir yana , gereksiz bir meslek olarak görülmekte hala ülkemizde. Bu bahsettiğim düşüncenin örnekleri kentsel yerleşim ve daha küçük ölçekte yani binaların tasarımınn sadece müteahhitlerle sınırlı kalmasında görülebilir.
Sonuç olarak ortaya çıkan siluet insan ölçeğini aşan birbirinin kopyası Apartman kentler...

Mimar olarak bu gidişatın sadece mimarları rahatsız etmesi de işin diğer bir boyutu. Bu farkındalığı toplumun diğer kesimlerinde de oluşturabilmek adına İstanbul Serbest Mimarlarlar Derneği'nin Fragments Of Living In Architecture projesi takip edilmeye değer.

Daha detaylı bilgiye bu adresten, kaçırmış olduğunuz Yaşasın Mimari bölümlerini ise şu adresten takip edebilirsiniz.

Mimarın ve mimarinin farkındalığının artması dileğiyle.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails
Site Meter