22 Ağustos 2011 Pazartesi

Ada

Insanın bir dedesi Girit’li, diğeri de Kıbrıs’lı olunca Ada aşkı bir başka oluyor ... düşündüm de Ada olgusu meğersem ne kadar da içimde...üniversiteyi adada okumam da cabası...
Amma velakin 10 senedir İstanbul’da olmama rağmen Buyukada ile tanışmam neden bu kadar geç oldu hiç bilmiyorum ama, buna  ilk görüşte aşk diyebilirim...İstanbul’a bu kadar yakın olup bu kadar uzak durabilmek, geçmiş gözlerimizin önünde yok olurken yanıbaşımdaki korunan geçmişe hayran kalmamak elde değil...
Nehir’im seninle birlikteyken sokak sokak yürümek mümkün olmadı tabii, zaten senin çok daha önemli problemlerin vardı...(ne sinir oyuncak şu Barbie'ler, mümkünse kimse almasın, çocuklar da kendilerine gereksiz dert yapmasın) 
Neyse daha çok gidebilmek için bahane kalmazdı yoksa...
Ben sevdim, hem de çoook...en kısa zamanda gitmek umuduyla....



 Nehir-Ela:)
 Nehir-Denizkızı Barbie
Ela-Turuncu Barbie-Nehir
tabii ki fayton
Aşk
huzur



9 Ağustos 2011 Salı

Filamingo


Çocukluğuma dair çok şey hatırlamam ben, çocukluğunu sanki dün yaşamış gibi anlatanlara imrenişim bu yüzdendir işte...Neden diye düşündüğümde haksız da değilimdir hani, insan geçmişini nasıl canlı tutabilir ki geçmişten izler olmadıkça hayatında ,ama bazen öyle şeyler çıkar ki karşıma hatırlatıverir bana geçmişi.
Evdeki filamingolar da onlardan işte, çocukluğumdan resimleri canlandıran iki küçük filamingo...
Mersin' de Filamingo yolundan her geçişimizde görebilme ümidiyle bakardım etrafıma, hayal meyal hatırlıyorum...ama şimdi onlar da gelmez olmuş Mersin'e...
Ne acıdır ki ben de sahip çıkamayanlardanım, korumak için yeterince çabalayamayanlardan....
İşte bu yüzden meleğim sen geçmişine sıkıca sarıl istiyorum, tesadüfen hatırlayabileceğin  değil hiç unutmayacağın bir geçmişin olsun, geçmişin izlerini ne sen sil ne de başkalarının silmesine izin ver...


küçük filamingolardan sevgilerle....

29 Temmuz 2011 Cuma

Gülpembe

Şimdi yoldasın geliyosun bana doğru....seni ne çok seviyorum anneanne, biliyorsun değil mi...
annem, arkadaşım, sırdaşım, bilirim ki senin duaların hep benimle, bizimle ve hep öyle olacak.
Ne de güzel koymuşlar ismini; Perizat...ah keşke az da olsa görebilseydin anneni, babanı, onlar da görebilseydi senin gerçekten de Peri olduğunu...hayat bazen ne kadar acımasız değil mi...ne mutluyum ki bunca yıl yanımda oldun, uzaktasın, çoooooooook uzaktasın ama sen hep yanımdasın biliyorum.
Ah bu uzaklar... elini kolunu bağlıyor insanın işte, kötü hissettiriyor, eksik....seni çok özledim dediğimde hep kendimi iyi hissedeyim diye biri de bir, bini de bir dersin bana, öyle midir acaba?
Sen hep sağlıklı ol, uzakta olsan bile yanımda ol...
perim, gülpembem
seni seviyorum

17 Temmuz 2011 Pazar

Veee yeni imaj

Evet kıydık sonunda,
Seninle birlikte aldık bu kararı, sen de istedin,hiç itiraz etmedin.
İşte ilk buluşmadaki ruh hallerin Nehirim.
Güle güle uzasınlar...

şaşkınlık,
endişe,
merak,

 sabır,
ve mutluluk:)

11 Temmuz 2011 Pazartesi

Parklarda Annelerin Yapmaması Gereken hareketler

1-Bir çocuk yanınıza gelip sizin çocuğun oyuncağıyla oynamak isterse;
 'Hadi yavrum hadi, o oynayacak şimdi, hadi bakayım' demeyin,
2-Buranın oyun parkı olduğunu iyice bir içinize sindirip çocukların tepesinde dikilmeyin,
3-Eğer çocuğunuz kum havuzuna girdiyse bilin ki heryeri kum olacak, olmaması için boşuna çaba sarfetmeyin,
4-Çocuk ağlıyor diye saatlerce salıncakta sallamayın, çocuğa sırayla binmesi gerektiğini öğretin,
5-Çocuklar zaten evde kendi başlarına oynuyor, diğer çocuklarla oynamaları için fırsat yaratmaya çalışın, bilin ki diğer anne babalar ve çocukları o kadar da korkutucu değiller,
6-Zoraki parka gelmiş, bıraksan evde uyurum moduyla parka gelmeyin, gelseniz bile birazcık da olsa gülümseyin, inanın mutsuz bir şekilde çocuğu salıncakta sallayan bir annenin mutsuz bir şekilde salıncakta sallanan çocuğu görüntüsü çok içler acısı oluyor...
.
.
...

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails
Site Meter